Arabuluculuk nedir
Arabuluculuk, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, tarafsız bir üçüncü kişi olan arabulucunun yönetiminde, tarafların kendi iradeleriyle çözülmesidir. Arabulucu karar vermez, taraflara çözüm dayatmaz; iletişimi yönetir ve tarafların kendi çözümlerini üretmesine imkân sağlar.
Bu yönüyle arabuluculuk mahkemeden temel olarak ayrılır. Mahkemede kararı hâkim verir ve karar taraflardan bağımsızdır. Arabuluculukta ise anlaşma yalnızca tarafların üzerinde uzlaştığı içerikte doğar.
Zorunlu ve isteğe bağlı arabuluculuk
Bazı uyuşmazlıklarda dava açabilmek için önce arabulucuya başvurulması gerekir; buna dava şartı arabuluculuk denir. İşçi–işveren uyuşmazlıklarının önemli bir bölümü ile bazı ticari uyuşmazlıklar bu kapsamdadır.
Bunun dışında kalan uyuşmazlıklarda da taraflar isterlerse arabulucuya başvurabilir. Buna ihtiyari arabuluculuk denir ve tarafların anlaşmasına bağlıdır.
Sürecin aşamaları
Başvuru yapılır ve arabulucu görevlendirilir. Arabulucu taraflarla iletişime geçer ve ilk toplantıyı düzenler. Toplantıda tarafların talepleri ve beklentileri dinlenir; gerektiğinde taraflarla ayrı ayrı da görüşülür. Ortak noktalar belirlenir ve çözüm seçenekleri değerlendirilir.
Süreç anlaşmayla ya da anlaşamamayla sonuçlanır. Anlaşamama hâlinde taraflar dava yoluna başvurabilir; arabuluculuk aşamasında söylenenler daha sonra aleyhe delil olarak kullanılamaz.
Anlaşma belgesinin niteliği
Taraflar anlaşırsa anlaşmanın içeriği bir belgeye bağlanır. Bu belge, kanunda öngörülen koşulları taşıdığında icra edilebilirlik kazanır; yani taraflardan biri yükümlülüğünü yerine getirmezse belge icra yoluyla uygulanabilir.
Bu nedenle anlaşma belgesinin nasıl yazıldığı önemlidir. Kimin, neyi, ne zaman yapacağı açık yazılmadığında anlaşma sonradan yeni bir uyuşmazlığın kaynağı olabilir.
Gizlilik
Arabuluculuk süreci gizlidir. Taraflar aksini kararlaştırmadıkça süreçte paylaşılan bilgi ve belgeler dışarı aktarılamaz, sonraki yargılamalarda kullanılamaz. Bu gizlilik, tarafların çekinmeden konuşabilmesini sağlayan temel unsurdur.